Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29/04/2026 Tarihli ve 2026/921 Sayılı Kararı
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesine ilişkin ilke kararı aldı. Kararda parmak izi, yüz tanıma, iris/retina taraması, damar izi, el ayası verisi, yüz ve el geometrisi, ses tınısı, imza dinamikleri ve klavye kullanım alışkanlıkları gibi biyometrik verilerin özel nitelikli kişisel veri olduğu; ele geçirilmeleri halinde değiştirilemez ve geri alınamaz nitelikleri nedeniyle yüksek koruma gerektirdiği vurgulanıyor.
Kurul, çalışma sürelerinin takip edilmesine ilişkin mevzuatta hükümler bulunmakla birlikte mesai takibinin biyometrik veri işlenerek yapılmasını açıkça öngören bir kanuni düzenleme bulunmadığını belirtiyor. İşçi-işveren ilişkisindeki güç dengesizliği nedeniyle açık rızanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı konusunda tereddüt bulunduğu, bu nedenle açık rızanın tek başına yeterli hukuki zemin oluşturmadığı değerlendiriliyor.
Ayrıca şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi daha az müdahaleci alternatifler bulunduğundan, mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlemenin ölçülülük ilkesini sağlamayacağı sonucuna varılıyor. Karar uyarınca mesai takibi için biyometrik tanımlama sistemleri yerine alternatif yöntemlerin kullanılması gerektiği kamuoyuna duyuruluyor. Veri sorumlularının bu ilkelere uygun teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü olduğu; aksi yönde uygulama tespit edilirse 6698 sayılı Kanun'un yaptırım hükümleri kapsamında işlem tesis edileceği belirtiliyor.